Agah Uğur: “Sanatçıların kendi yolculuklarında beni yanlarında hissetmelerine çok önem veriyorum”

Boğaziçi Ventures Yönetim Kurulu Başkanı ve Startup Yatırımcısı Agah Uğur, koleksiyonunu “sosyopolitik içeriğin kavramsal bir şekilde öne çıktığı, estetik kaygının ikinci planda kaldığı yeni medya eserlerden oluşan zorlayıcı bir koleksiyon” olarak tanımlıyor. Uğur ile koleksiyonerlik serüveni, ilk aldığı eser, genç koleksiyonerlere tavsiyeleri, koleksiyonundan bir seçkinin Çanakkale Bienali’nde sergilenmesi ve daha pek çok şey üzerine konuştuk.

 Yazar: Burcu Dimili

Sanata dair hatırladığınız ilk anınız nedir? Sanatla nasıl tanıştınız?

İnanın ilk anımı tam hatırlamıyorum ama bende sanatın kalıcı iz bıraktığı ilk dönem, çağdaş sanatın sınırlarını değiştirdiğini hissettiğim Young British Artist grubunun Londra’da ortaya çıktığı dönemdir. O sıralarda İngiltere’de yaşıyordum ve Damien Hirst, Gavin Turk, Tracey Emin gibi sanatçıların eserleri beni çok etkilemişti.

Banu Cennetoğlu, Swiss Newspaper; Extramücadele, Female Spell; Erdal Duman, Grace under Pressure; Koki Tanaka, A haircut by 9 hairdressers at once (second attempt)

Koleksiyonerlik serüveniniz ne zaman ve nasıl başladı?

1990 ortalarından itibaren görselliği ile öne çıkan sanat eserlerini almaya başlamış ve 2000 sonlarına kadar belli miktarda soyut yağlı boya eser biriktirmiştim. Ancak sanatla o dönemki ilişkimi koleksiyonerlik olarak tanımlamam doğru olmaz. Bugünkü anlayışımla odaklı ve misyonlu koleksiyonerliğe 2008 sonunda başladım diyebilirim.

İlk aldığınız eser hangisiydi? Eserde sizi yakalayan şey neydi?

Koleksiyon yolculuğumda ilk aldığım eser Murat Gök’ün “Alçak Uçuş” adlı video iş idi. Birkaç katmanlı bir yapıda sosyal sorunlardan birisini işlemişti. Endirekt şekilde ve sembollerle konuya yaklaşması beni etkilemişti.

Halil Altındere, Boxing Bag

Koleksiyonerliğinizin arkasındaki ana motivasyon nedir? Koleksiyonunuzu oluştururken ve eser alırken nelere dikkat ediyorsunuz?

Koleksiyonerlik yolculuğumun arkasındaki ana kaynak gerçek ve samimi bir sanat sevgisi ve zannederim tutkulu ve odaklı kişiliğimdir.

Didem Erk, Anomalistic

“Bol Eserle Yaşamayı Seviyorum” 

Koleksiyonunuzda kaç eser yer alıyor? Seçkinizde hangi isimler var? Eserlerin dağılımı evin bölümlerine göre nasıl konumlanıyor?

300’e yakın eser yer alıyor. Koleksiyon, 1980’lerde eser üretmeye başlamış ülkemiz çağdaş sanatının öncü isimlerinden genç sanatçılara, sadece video eser üreten sanatçılardan performans sanatçılarına kadar geniş bir yelpazeden oluşuyor.

Eserlerin bir kısmı evde ve mütevazi sanat mekânım olarak 2010’dan beri açık olan Whynot adlı eve yakın bir dairede sergileniyor. Video eserleri evde yoğun bir şekilde projektörler ve monitörlerle sergileme imkânı yarattım, ayrıca Whynot’ta video art odaları da mevcut. Bol eserle yaşamayı seviyorum.

Jolanda Jansen, Men’s Room Canan, It was worth the evil eye into my world Halil Altındere, Dance with Taboos II

“Yaşayan sanatçıların eserlerini almayı tercih ediyorum” 

Bu eserlerden sizin için özel bir hikâyesi olan varsa anlatabilir misiniz?

Aslında inanın her birinin ayrı bir hikâyesi var. Yaşayan sanatçıların eserlerini almayı tercih ediyorum. Sanatçıyı keşfetmem, tanımam, portföyünü öğrenmem, eserin koleksiyona uyumunu değerlendirmem, eserin satın alınması, ilk sergilemem vs hepsi hikâyenin parçalarını oluşturuyor. Hepsini topladığınız zaman hikâyesi neredeyse koleksiyonun kendisinin önüne geçiyor.   

Ömer Dinler, Eğit-Tim Mi? Sistemi Didem Erk, I wish I could not be tracked in the Archives

“Sosyopolitik içeriğin kavramsal bir şekilde öne çıktığı, estetik kaygının ikinci planda kaldığı yeni medya eserlerden oluşan zorlayıcı bir koleksiyon”

Koleksiyonunuzu özetlemeniz gerekse nasıl anlatırdınız? Topladığınız belirli bir sanat türü var mı? 

Koleksiyonumun cesaretli ve odaklı bir koleksiyoner tarafından kışkırtıcı, özgün ve uyumlu bir koleksiyon olarak algılandığını hissedebiliyorum. Benim de arzum bu yönde zaten.

Sosyopolitik içeriğin kavramsal bir şekilde öne çıktığı, estetik kaygının ikinci planda kaldığı yeni medya eserlerden oluşan zorlayıcı bir koleksiyon diye özetleyebiliriz herhalde. Ana eksen video olmakla beraber koleksiyonda enstalasyon, obje, fotoğraf, mekâna özgü duvar boyası ve afiş ile performans, enstalasyon hakkı gibi çok çeşitli disiplinler bir arada yer alıyor.

Ömer Dinler, Eğit-Tim Mi? Sistemi Didem Erk, I wish I could not be tracked in the Archives

Evinizde sergilediğiniz eserlerin yerini sık sık değiştiriyor musunuz? Aldığınız eserlerle ne kadar süre birlikte yaşıyorsunuz ve ne sıklıkla ev-depo ya da odalar arası yerini değiştiriyorsunuz?

Eserleri değiştirmek için özel ve sistematik bir çabam olmuyor ama yine de her yıl eserlerin yarıya yakını değişiyor. Yeni aldığım eserleri de hemen sergileyeceğim diye bir dürtüm yok.

Koleksiyonunuzu oluştururken profesyonel destek alıyor musunuz? Ya da yakın çevrenizde görüşlerine saygı duyduğunuz, fikrini aldığınız birileri var mı?

Koleksiyonu oluştururken profesyonel destek almıyorum ama fikirlerinden etkilendiğim birkaç koleksiyoner ve sanat profesyoneli dostum var.

Tavanda: Arash Nassiri Tehran-Geles; Karşı Duvar: Ali Kazma, Clerc

“Eserin koleksiyon ile uyumlu olması koleksiyona zenginlik ve güç katması ilk önceliğim” 

Satın aldığınız sanat eserlerini nereden buluyorsunuz ve hangi eserleri alacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

Eserin koleksiyon ile uyumlu olması koleksiyona zenginlik ve güç katması ilk önceliğim. Tabii ki eserin özgünlüğünü hissettikten ve sanatçının yolculuğunu takdir ettikten sonra. Çalıştığım galeriler, okuduğum dergi vb. gibi dokümanlar, gezdiğim önemli sergiler, hepsi benim için sanatçı ve eser seçiminde önemli kaynaklar.

James Richards, What Happens Happens Santiago Sierra, NO

Hangi galerileri, fuarları ya da platformları takip ediyorsunuz?

İsim vermesem daha doğru olur. Hem ülkemizde hem de yurt dışında beni iyi tanıyan, ne istediğimi bilen galeriler ve sanat profesyonelleri var. İlişkim onlarla eser almadığım dönemlerde bile güçlü bir şekilde devam ediyor.

Dijitalleşme koleksiyonerlik anlayışınızı değiştirdi mi? Bir eseri online mecrada görüp alım yapıyor musunuz?

Yok değiştirmedi aslında. Online mecra da sanat yolculuğumun önemli kaynaklarından birisi ancak bugüne kadar online bir ortamda görüp aldığım bir eser olmadı. Tabii galerilerin ve sanatçıların dijital olarak benimle video paylaşmalarını katmadan söylüyorum bunu.

“Sanatçıların kendi yolculuklarında beni yanlarında hissetmelerine çok önem veriyorum” 

Eserin ardındaki sanatçıyla tanışmak sizin için ne kadar önemli?

Çok önemli. Daha önce de söylediğim gibi sadece yaşayan sanatçıların eserlerini alıyorum. Yolculuklarını, ruh hallerini, hayata ve sanata bakışlarını, eserlerini onlardan öğrenmek benim için büyük bir zenginlik.

Ayrıca sanatçıların kendi yolculuklarında beni yanlarında hissetmelerine çok önem veriyorum.

“Giderek artan bir şekilde fuar sanatı ve bienal sanatı diye iki ayrı dünya oluşmakta olduğunu hissediyorum” 

Koleksiyonerliğe başladığınızdan beri zevkleriniz nasıl değişti? Sanat bilginiz nasıl gelişti ve güçlendi? Ayrıca o dönemden şimdiye sanat dünyasında nelerin değiştiğini düşünüyorsunuz?

Genelde çok okuyorum ve kendimi geliştirmeye çaba gösteriyorum ancak genç yaşta sanat tarihi ve kuramı odaklı bir eğitim almamanın eksikliğini her zaman fazlasıyla hissediyorum.

Zevklerimde de zaman içinde değişiklik oluyor doğal olarak. Mesela daha kavramsal, birkaç katmanlı ve karmaşık eserlere olan yakınlığım arttı. Sanat dünyası gittikçe ikiye bölünüyor maalesef. Birisi doğru diğeri yanlıştır demiyorum ve tabii ki geçişkenliklerini de kabul ediyorum ama giderek artan bir şekilde fuar sanatı ve bienal sanatı diye iki ayrı dünya oluşmakta olduğunu hissediyorum.

Koleksiyonunuzdan bir seçki son olarak Çanakkale Bienali’nde sergilendi. Bize bu seçkiyi ve koleksiyonunuzun sergilenmesi hakkındaki görüşlerinizi iletebilir misiniz?

Çanakkale Bienali’nde iki serginin küratörlüğünü üstlenen Azra Tüzünoğlu ve bienalin direktörleri Deniz Erbaş ve Seyhan Boztepe bana koleksiyonumun sergilenmesine yönelik teklif getirdiklerinde hem şaşırdım ve tedirgin oldum hem de çok sevindim.

Şaşırdım çünkü özel koleksiyon seçkisinin topluma mal olan bir bienalde yer alması pek alışık olduğumuz ve sıcak bakılan bir durum değil. Sanki özel bir istekle orda yer alınmış intibası yaratabilecek olması beni başlangıçta tedirgin etti. Ancak Çanakkale Bienali’nin büyük çabalarla bugün geldiği yer ve Azra’nın sanat bilgi ve bakışına duyduğum saygı sayesinde onların bu teklifini çok sevinerek kabul ettim. Azra koleksiyonun içinde benim hayal edemeyeceğim kılcal damarlar keşfetti ve eserleri birbirleriyle çok keyifli bir şekilde oyun teması üzerinden konuşturttu. Neticede 5000 yıllık Troya ören yerinde, harika bir müzede koleksiyonumun bienale yakışacak şekilde sergilenmesi benim için çok gurur verici bir olay oldu.

Koleksiyonunuzda yer alan çok önemli bir çalışmaya dikkat çekmek istiyorum. Performans sanatçısı Ekin Bernay’ın “Ne İstiyorsun?” adlı performansı koleksiyonunuzda bulunuyor. Türkiye’de bir canlı sanatın tekrar gerçekleştirme hakkı öncü bir hareket olarak ilk defa sizin tarafınızdan satın alınarak koleksiyona dahil edildi. Ardından ise sürdürülebilirliğinin bir ispatı olarak Çanakkale Bienali’nde sergilendi. Bir performans sanatının koleksiyona dahil edilmesi, tekrar gerçekleşmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Performansı günümüzün en çarpıcı sanat disiplini olarak hissediyorum.

Sahip olma duygusu yerine beraber deneyimleme duygusunu öne çıkarttığı, izleyiciyi eserin parçası hâline doğal ve zorlamadan getirebildiği için beni çok cezbediyor. Performans sanatçılarının daha fazla desteklenmesi gerektiğine inanıyorum çünkü maalesef hâlen sanat dünyası eserlerine yakın durmuyor.

Henüz hiç eser almamış birine ya da genç koleksiyonerlere tavsiyeleriniz ne olurdu?

Sanatın sizi zenginleştirmesine izin verin. Bunun için sanata önce ilgi duyun sonra angaje olun. Gezin, görün, okuyun, çekinmeden sorun, öğrenin. Bu yolculuk sırasında koleksiyonerlik doğal olarak başlıyor. Eser alırken yanlış yapmaktan çekinmeyin, çünkü her bütçeye göre çok özgün, kıymetli eserler bulunabiliyor. Son olarak, zaman içinde kendi yolunuzu bulun, kendi çizginizi oluşturun.

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.