Onur Hastürk Asimilasyon

02/04/2020 - 13/05/2021

Anna Laudel - Düsseldorf

Anna Laudel Düsseldorf, geleneksel Türk İslam sanatını çağdaş sanatla bir araya getirmesiyle tanınan
sanatçı Onur Hastürk’ün “Asimilasyon” isimli ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Hastürk’ün
Almanya’nın Düsseldorf kentine gerçekleşecek ilk kişisel sergisi olan “Asimilasyon” Anna Laudel
Düsseldorf’ta sergileniyor.

Terim olarak “asimilasyon” kelimesi hem farklı toplumlar arasındaki uyumu hem de hegemonik güçlerin
elinde olan kültürel yıkım tehdidi anlamlarını barındırıyor. Sergi, 21. yüzyılın sorunlarını tanımlamaya
odaklanarak, mülteci krizlerinden uluslararası işgücü piyasalarının altüst olması dahil olmak üzere güncel
konulara odaklanarak, aynı ismi taşıyan serginin konseptine uyum sağlıyor.

Doğu’nun ve Batı’nın, geçmişin ve şimdinin sınırlarını aşan Hastürk, geleneksel İslam sanatının dijital
çağın taleplerine etkin bir şekilde hizmet edemeyeceğini düşünüyor. Bu bağlamda Hastürk’ün çalışmaları
birbirine zıt ikilikler barındırıyor; geleneksel ve modern, ebedi ve günlük, kuralcı ve düzensiz.

“Asimilasyon” sergisinde Hastürk, 3 ilgi çekici seri sunuyor; Matisse’e Saygı, Warhol’a Saygı ve Klasik
Minyatür.

Matisse’e Saygı

Sanatçının Matisse’e Saygı serisi, modern ve geleneksel arasında üretilen eserleri bir araya getiriyor.
Matisse’in resimleri arasında Avrupa resim geleneğinin doğallığı ve dokunsallığı, İslam halılarının ritmik
desenleri ve İslam minyatür resminin sığ kompozisyon alanları bulunuyor.
Seride Hastürk’ün Osmanlı sanatının etkilerinin görüldüğü tılsım kaftanları, Matisse tarafından tasarlanan
bir papazın şapel kıyafetlerinin karşılığı olarak görülebiliyor. Seride ayrıca, Matisse’in “La Danse” (1910)
resminin sınırlayıcı ve soyut figürleri, Hastürk tarafından İslam seramiğinin eğrisel süsleri ile yarattığı
çağrışımlarla tekrardan ortaya çıkıyor.

Warhol’a Saygı

Matisse’in resimleri gibi Warhol’un tuvalleri ve ready-made (hazır ürün) heykelleri de Hastürk’ün sanat
pratiğini yansıtıyor. Sanatçı, Warhol’a Saygı serisinde Warhol’un eserlerindeki figürlerin etkisi, İslam sanat
uygulamaları ve altına olan ilgisi üzerinde duruyor.
1957’de Warhol; çiçekleri, moda ayakkabılarını ve dergi modellerini resmettiği, çoğunun altın kağıda
basılmış olduğu, 19 ofset litografi ciltli bir Altın Kitap yayınladı. Bu kitapta resmettiği figürlerin büyük bir
kısmı kadınsı, narin, pürüzsüz, tüysüz, ince belli, göğüslü erkek figürlerini tasvir ediyor.
Hastürk, kendi altın kitabında ise Matisse serisinin figüratif silüetlerini kağıdın boşluğuna düşen veya
sıçrayan parıltılı bedenlere dönüştürüyor. Warhol’u anımsatan Hastürk, kitabı erotik bir oyun alanı
olarak kullanıyor. Çalışmalarının birinde, Matisse’in çıplaklarının anatomisini, uzun fesi ve kırmızı
terlikleriyle kendisine belirgin bir Osmanlı karakteri kazandırmış bir silüete dönüştürerek ünlü erkek
dansçıları(köçek) hatırlatıyor.

2017 yılında Londra’da yer alan Saatchi Galeri’de sergilenen Starbuck serisinde ise Hastürk,
Osmanlı’nın geleneksel minyatür sanatı tekniğini her yerde bulunabilen Starbucks kahve bardağına
taşıyor.

Üzerindeki ayırt edici logoları tamamen silmeden sanatçı kahve devinin bardağına Osmanlı
hanedanlığının, son büyük minyatür sanatçılarından biri olan Abdülcelil Levnî (d. 1732) de dahil olmak
üzere, ünlü İslam ressamlarının çalışmalarından esinlenerek çeşitli sahneleri resmediyor.
Hastürk bu çarpıtmalı serisinde küçük seçkin kesime ait olan bir sanat anlayışını, en ucuz ve en yaygın
kartona aktarıyor. Bu şekilde Hastürk, kitle tüketim çağında bir Osmanlı sanatını hayata geçiriyor ve
eserleriyle, Osmanlı’nın seçkin kültürel üretimlerini modern hayata aktarıyor, “günlük” olanı saray
sanatına dönüştürüyor.

Klasik Minyatür

Klasik Minyatür dizisinde Hastürk, İslam sanatındaki minyatür tekniğinin hem estetiğini hem de modern
öznelliğinin temsilini yansıtıyor ve Henri Matisse gibi modernistlerin hayran kaldığı olağanüstü
özelliklerini gösteriyor.

Hastürk’ün minyatür sanatının çağdaş yorumunda gösterdiği oyuncu tutumu, diğer geleneksel
çalışmalarında da görünüyor. Seramiklerinde, Hastürk’ün Warhol serisinde yer alan altın kaplama
kağıtta yer alan fesli erkek silueti, çömlek yüzeye sıçrıyor ve bu dinamik minimalizm “Kırmızı Fesli
Figürler”ine yansıyor. Burada tanıdık fesli siluetlerler sadece terlik, fes ve renkli boya ile işlenmiş
yüzlerle tek bir altın çizgide çizilmiş kağıt üzerinde görünüyor. Hassas ifadeleri, İslami minyatürlerde
bulunan yüz modellerini hatırlıyor.

Malzeme olarak altının görsel ve maddi özelliklerini deneme arzusu, Hastürk'ün çalışmalarının önemli
bir özelliği olmaya devam ediyor. Sanatçı tarafından kullanılan ebru ve tezhib gibi diğer geleneksel
teknikler ise onun için resim sanatı kadar anlam ifade ediyor.
*Basın bülteninin içeriği Thadeus Jay Dare Dowad tarafından Onur Hastürk hakkında yazılan
makalelerden alınmıştır.

Sitemize giriş yaparak kişisel verileriniz, site kullanımınızı analiz etmek, sosyal medya özellikleri ve reklamları kişiselleştirmek amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir. Detaylı bilgi için Çerez Politikası Metni’ni okuyabilirsiniz. Anladım butonuna tıklayarak açık rıza beyanında bulunmuş olursunuz.